Bazı mevsimler, dışarıda değil içeride yaşanır.
Hayat her zaman dışarıdan görünen ritmiyle akmaz. Takvimler değişir, hava ısınır ya da soğur; fakat insanın iç dünyası bambaşka bir mevsimde olabilir. Bazı dönemler vardır ki hızlanmak değil, durmak gerekir. Konuşmaktan çok dinlemek, üretmekten çok hissetmek isteriz. İşte bu dönemler, içsel mevsimlerdir.
İçeride yaşanan mevsimler; yorgunluğun, dönüşümün, farkındalığın ve yeniden yapılanmanın sessiz zamanlarıdır. Bu zamanlarda beden sinyaller verir, zihin yavaşlamayı ister, ruh sadeleşmeye yönelir. Her şeyin aynı anda iyi olmak zorunda olmadığı, “olduğu haliyle” kabul edilmesi gereken anlar yaşanır.
Modern yaşam çoğu zaman bizi sürekli dışarıya çağırır: daha fazlası, daha hızlısı, daha görünürü… Oysa gerçek denge, bazen geri çekilmekten geçer. Kendine alan açmak, ihtiyaçlarını yeniden tanımlamak ve sınırlarını fark etmek bu mevsimlerin en kıymetli kazanımıdır.
İçeride yaşanan mevsimler, bir duraklama değil; aksine bir hazırlık sürecidir. Tıpkı doğanın kış aylarında köklerini güçlendirmesi gibi, insan da bu dönemlerde içten güçlenir. Dinlenen beden yenilenir, sakinleşen zihin netleşir, dengelenen ruh kendini yeniden inşa eder.
Mabé'den
Bilgiler
Bilgi ve birikimlerimizi sizlere aktardığımız blog yazılarımıza bu sayfadan ulaşabilirsiniz.


